Kalp ve Omega 3

Balık yağı (Omega 3) çoklu zincirli yağ asitleridir ve bilimsel adları eicosapentaenoic Asit (EPA) ve docosahexaenoid asit’tir (DHA). Klinik kalp hastalığı çıkmadan omega 3 takviyesinin faydasının olup olmadığı henüz araştırılmamıştır. Yani günümüzde hiçbir hastalığı olmayan ya da kalp hastalığı tanısı konulmamış birisine ilerde oluşabilecek kalp hastalığına karşı omega 3 alması önerilemez. Peki kalp hastası olan, şeker hastası olan, inme geçirmiş, kalp yetmezliği olan ve ritm bozukluğu olan hastalara omega 3 almaları önerilir mi? Bu yazının temel konusu da burası.

2002 yılında o zamanki iki büyük çalışmaya dayanarak Amerikan Kalp Cemiyeti kalp hastalığından olmadan ve olduktan sonraki korunmada Omega 3 takviyesi için teşhisi konulmuş kalp damar hastalığı olanlarda bir doktora başvurarak günde 1 gram omega 3 (EPA+DHA, tercihen yağlı balıklardan ) tüketilmesini önermiştir (daha çok çalışmalar da gerektiğini de ekleyerek). Takip eden yıllarda bir çok çalışma yapılmıştır. Bu yazının konusu sadece günlük dışardan alınan deniz kökenli omega 3 takviyesidir. Deniz canlılarından doğal alınan omega 3 ve bitkisel kaynaklı alınan omega 3 (alfa linoleik Asit) ün etkileri bu yazıda bahsedilmeyecektir. Doğal alınan omega 3’ün tabi ki faydalı olmasını beklemekteyiz.

Kalp hastalığının primer korunması : 

Kalp hastalığı ortaya çıkmadan alınan omega 3’ün kalp hastalığında koruduğuna dair etkilerini araştıran henüz büyük bir çalışma olmadığından hiçbir kalp hastalığı olmayan insanlara Omega 3 takviyesi ile ilgili bir öneride bulunulamaz.

Şeker hastalığı olanlarda kalp hastalığından korunmada omega 3 takviyesi: 

Omega 3 takviyesinin şeker hastalığı olanlarda kalp hastalığından korunmayı araştıran bir tek büyük çalışma vardır ve bu çalışmanın sonucunda omega 3 takviyesinin kalp hastalıklarına bağlı ölüm riskini etkilemediği bulunmuştur. Başka çalışmaların şeker hastalığı olan hastalarının incelendiği alt grup analizlerinde kalp hastalığından korunmada yine net fayda gösterilmemiştir. Bu konuda yürümekte olan büyük çalışmaların sonucunu beklemek mantıklı olacaktır. Sonuçta şeker hastalığı olan veya şeker hastalığı riski olan hastalarda kalp hastalığından korunmak için omega 3 takviyesi almaları önerilemez.

Kalp hastalığı riski yüksek olan hastalarda kalp hastalığından korunmak için omega 3 takviyesi: 

Bunlar daha çok kalp hastalığı riski yüksek olan ancak aşikar bir kalp hastalığı olmayan gruptaki insanlardır. Örneğin vücuttaki diğer damarlarda darlıkları olan insanlar, felç geçirmiş olanlar, bacak damarlarında veya böbrek damarlarında darlık olanlar, şeker hastalığı olanlar veya kolesterolün yüksek olan insanlar. Acaba bu insanlarda omega 3 takviyesi kalp hastalığından koruyor mu? Bu konuda yapılan üç büyük çalışmanın ikisinde net fayda gösterilmemiştir. Ancak Japonya’da yapılan bir çalışmada kolesterol ilaçları ile birlikte günlük 1800 mg EPA verilmesinin kalp hastalığı riskini azaltabileceği belirtilmiştir. Ancak yine de az miktarda doktorlar kullanımını faydalı olabilir bulsa da çoğu hekimler henüz bu konuda yeterli kanıt olmadığı için kalp hastalığı riski yüksek olan insanlarda düzenli omega üç takviyesini önermemektedir. Ben de omega 3 takviyesinin sadece kalp hastalığı riski olan ancak henüz bir kalp hastalığı teşhisi konmamış hastalarda kullanımının faydalı olacağını düşünmüyorum ve önermiyorum.
Bilinen kalp damar hastalığı olanlarda Omega 3 takviyesi : 

Bilinen kalp damar hastalığı olanlarda omega 3 takviyesini etkinliğini araştıran en az beş büyük çalışma vardır. Bu çalışmalarda ortalama omega 3 dozu günlük 1000 mg ve ortalama çalışma süresi iki yıldır. Bu çalışmaların sonucu birlikte değerlendirildiğinde kalp krizi geçirmiş İnsanlarda omega 3 takviyesinin faydalı olduğu görülmüştür. Faydalı olması demek bu grup  hastalarda kalp damar hastalığına bağlı ölümleri azaltabilmesi yani yaşam süresini uzatabilen etkisi olması demektir. Ayrıca hastanın tekrar kalp krizi geçirmesine net etkisi gösterilememiş olsa da iskemiye bağlı ani kalp ölümlerini de azaltıyor olabilir. Sonuçta ben de kalp krizi geçirmiş insanlara omega üç takviyesi almasının faydalı olduğunu düşünmekteyim ve omega 3 kullanmasını öneriyorum. Ayrıca yağlı balıkları diyetinde arttırmasını böylece doğal yollardan omega 3 almasının arttırılması gerektiğini düşünüyorum. Yalnız bir noktayı belirtmeliyim: yağlı balık derken soğuk denizlerdeki balıklardan bahsediyorum yoksa hazırlanırken yağda hazırlanmış balık değil. Balık hazırlanırken, yağsız ızgara, haşlama veya fırında yağsız yapılması daha iyidir.

İnme ve omega 3:

Aynı kalp damar hastalığı gibi daha önce inme geçirmemiş insanlarda yapılan çalışmalarda omega 3 takviyesinin bu hastalara verilerek inme riskini azalttığını ve faydalı olduğunu gösteren bir çalışma yoktur. Dolayısıyla inmeden korunmak amaçlı omega 3 kullanımı önerilmez. Ayrıca daha önce inme geçirmiş insanlarda omega 3 verilmesinin tekrar inme geçirilmesini veya kalp damar hastalığına bağlı riski azalttığını gösteren çalışmalar/kanıtlar olmadığı için inme geçirmiş insanlarda da omega 3 takviyesi Önerilmez.

Kalp yetmezliği hastaları ve omega 3 : 

Çalışmalar olmadığı için kalp yetmezliği gelişmesin diye omega 3 alınmasının faydası olup olmadığı bilinmediği için önerilmez. Ancak herhangi bir sebepten kalp yetmezliği gelişmiş olan hastalarda 2008 yılında yaklaşık 4 yıl süren yapılan büyük bir çalışmada omega 3 takviyesinin toplam ölüm oranlarını %9 kadar azalttığı ve kalp hastalığına bağlı hastane yatışlarını azalttığı gösterilmiştir. Dolayısıyla kalp yetmezliği olan hastalarda da omega 3  takviyesi faydalı görünmekte ve önerilmektedir. Ben de kalp yetmezliği olan hastalarda omega üç takviyesi almalarını  önermekteyim.

Ritm bozukluğu (Atriyal Fibrilasyon) olan hastalarda Omega 3:

Atriyal Fibrilasyon denilen sık görülen bir kalp ritm bozukluğu olan hastalarda, bu ritm bozukluğunun ortaya çıkmasını önlemek için Omega 3 verilmesi çalışma olmadığı için önerilemez. Ayrıca atriyal fibrilasyon ortaya çıkmış ve düzeltilmiş hastalarda bu ritm bozukluğunun tekrarlamasını önlemek için yapılan çalışmalarda Omega 3 verilmesinin tekrar ritm bozukluğu oluşmasından hastayı korumadığı saptanmıştır. Ayrıca kalp cerrahisi sonrası da bu ritm bozukluğunun oluşmasından korumadığı da saptanmıştır. Dolayısıyla günümüzde omega 3 takviyesinin atriyal fibrilasyonu engellediğine dair bir kanıt olmadığından atriyal fibrilasyonu olan hastalarda omega 3 takviyesini önermemekteyiz.
Aklımızda Kalması Gerekenler:

1. Doğal beslenme en iyisidir.
2. Kalp krizi geçrimiş insanlarda omega 3 (balık yağı) takviyesi faydalıdır. Kullanılacak doz ve süre ile ilgili doktorunuza başvurmanız iyi olacaktır.
3. Herhangi bir sebepten kalp yetmezliği gelişmiş ise yine omega 3 kullanımı faydalıdır.
4. İnmede, ritm bozukluğu olanlarda ve kalp damar hastalığından korunmada önceden omega 3 almanın gösterilmiş faydası yoktur.
5.Şeker hastalığı olanlarda kalp hastalığından korunmak için omega 3 almanın faydası yoktur.
6. Bu yazıda temel olarak diğer hastalıklar var veya yokken kalp damar hastalığının risklerine karşı omega 3 takviyesinin faydası olup olmadığını tartıştım. Kalp damar hastalıkları en sık ölüm sebebi olduğu için bir ilaç veya besinin kalp damar hastalıklarına faydası olması demek genel olarak çok faydalı olması demektir. Ancak yine de diğer hastalıklardaki fayda /zarar oranlarını ilgili uzman doktora sormanızı ve doktorunuzun önerisine uymanızı tavsiye ederim.

Sağlıklı günler dilerim.

MART 2017

Bir cevap yazın